Çalışma Alanları

Yolsuz Tescilin Düzeltilmesi (Tapu İptali ve Tescili) Davaları

8 konu başlığı — soldan seçerek okuyabilirsiniz

Muris Muvazaası

Tapu sicilinde yer alan bir kaydın, gerçekte geçerli ve yasal bir hukuki sebebe dayanmaması veya haksız bir işlem sonucunda oluşturulmasına hukukumuzda yolsuz tescil denilmektedir. Geçersiz işlemlere dayanan bu tür tapu kayıtları, gerçek hak sahiplerinin mülkiyet hakkını doğrudan ihlal eder. Yolsuz tescil nedeniyle mülkiyet hakkı zedelenen kişilerin, tapu kütüğündeki gerçeğe aykırı kayıtların düzeltilmesi ve taşınmazın asıl hak sahibi adına tescil edilmesi için başvurduğu temel hukuki yol, tapu iptal ve tescil davalarıdır.

Muris Muvazaası Nedenine Dayalı Yolsuz Tescilin Düzeltilmesi

Murisin hayattayken yasal mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla gerçekleştirdiği gerçeğe aykırı devir işlemleri, hukukumuzda muris muvazaası veya halk arasındaki tabiriyle mirastan mal kaçırma olarak adlandırılmaktadır. Çoğunlukla, tapulu taşınmazların, gerçekte karşılıksız olarak bağışlanmak istenirken tapu sicilinde sanki bedeli ödenerek satılmış gibi gösterilmesi şeklinde karşımıza çıkar. Bu durum, mirastan haksız yere mahrum bırakılan diğer mirasçıların haklarını ihlal eder. Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası, bu haksız ve gerçeği yansıtmayan devir işlemlerinin geçersiz kılınarak, söz konusu taşınmazların miras payları oranında asıl hak sahiplerine dönmesini sağlayan en temel hukuki yoldur.

Bu tür uyuşmazlıklarda, mirasbırakanın asıl niyetinin diğer mirasçılardan mal kaçırmak olduğunu ortaya koymak ve tapuda yapılan işlemin tamamen danışıklı (muvazaalı) olduğunu göstermek davanın temelini oluşturur.

Hukuki Bilgilendirme

Yukarıda yer alan açıklamalar yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, kesinlikle hukuki tavsiye veya mütalaa niteliğinde değildir. Gayrimenkul uyuşmazlıkları ve tapu iptal davaları, her somut olayın kendi özel şartlarına göre değerlendirilmesi gereken, ispat yükü ve usul kuralları açısından oldukça teknik ve karmaşık süreçlerdir. Telafisi imkansız hak ve zaman kayıplarına uğramamak, sürecin sağlıklı ve doğru bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına, herhangi bir hukuki adım atmadan önce mutlaka danışmanlık ve/veya temsil desteği alınması gerekmektedir.

İrade Fesadı

Tapu sicilinde yer alan bir kaydın, gerçekte geçerli ve yasal bir hukuki sebebe dayanmaması veya haksız bir işlem sonucunda oluşturulmasına hukukumuzda "yolsuz tescil" denilmektedir. Geçersiz işlemlere dayanan bu tür tapu kayıtları, gerçek hak sahiplerinin mülkiyet hakkını doğrudan ihlal eder. Yolsuz tescil nedeniyle mülkiyet hakkı zedelenen kişilerin, tapu kütüğündeki gerçeğe aykırı kayıtların düzeltilmesi ve taşınmazın asıl hak sahibi adına tescil edilmesi için başvurduğu temel hukuki yol, tapu iptal ve tescil davalarıdır.

İrade Fesadına Dayalı Yolsuz Tescilin Düzeltilmesi

Hukuk sistemimizde bir hukuki işlemin geçerli olabilmesi için o işlemi yapan kişinin iradesinin sağlıklı ve özgür bir şekilde oluşması şarttır. Ancak uygulamada, taşınmaz malikinin tapuda devir işlemi yaparken esaslı bir şekilde yanılması (hata), bir başkası tarafından kasıtlı olarak aldatılması (hile) veya kendisine ya da yakınlarına yönelik ağır bir tehdit ve korkutma (ikrah/zorlama) altında bırakılması gibi durumlarla karşılaşılabilmektedir. "İrade fesadı" veya irade bozukluğu olarak adlandırılan bu hallerde, taşınmazın tapudaki devri gerçek ve özgür bir rızaya dayanmadığı için baştan itibaren haksız hale gelir. İrade fesadına dayalı tapu iptal ve tescil davası; yanılma, aldatma veya korkutma yollarıyla elde edilen ve tapuda oluşturulan bu yolsuz kaydın iptal edilerek, taşınmazın mağdur edilen asıl hak sahibine geri dönmesini sağlayan temel hukuki yoldur.

Bu tür uyuşmazlıklarda, tapudaki resmi devir işlemi sırasında kişinin karar verme özgürlüğünün sakatlandığını ve işlemin dışarıdan gelen haksız bir müdahaleyle (hata, hile veya tehdit) gerçekleştirildiğini net bir şekilde ortaya koymak davanın temelini oluşturur.

Hukuki Bilgilendirme

Yukarıda yer alan açıklamalar yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, kesinlikle hukuki tavsiye veya mütalaa niteliğinde değildir. Gayrimenkul uyuşmazlıkları ve tapu iptal davaları, her somut olayın kendi özel şartlarına göre değerlendirilmesi gereken, ispat yükü ve usul kuralları açısından oldukça teknik ve karmaşık süreçlerdir. Telafisi imkansız hak ve zaman kayıplarına uğramamak, sürecin sağlıklı ve doğru bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına, herhangi bir hukuki adım atmadan önce mutlaka danışmanlık ve/veya temsil desteği alınması gerekmektedir.

Satış Vaadi Sözleşmesi

Tapu sicilinde yer alan bir kaydın, gerçekte geçerli ve yasal bir hukuki sebebe dayanmaması veya haksız bir işlem sonucunda oluşturulmasına hukukumuzda yolsuz tescil denilmektedir. Geçersiz işlemlere dayanan bu tür tapu kayıtları, gerçek hak sahiplerinin mülkiyet hakkını doğrudan ihlal eder. Yolsuz tescil nedeniyle mülkiyet hakkı zedelenen kişilerin, tapu kütüğündeki gerçeğe aykırı kayıtların düzeltilmesi ve taşınmazın asıl hak sahibi adına tescil edilmesi için başvurduğu temel hukuki yol, tapu iptal ve tescil davalarıdır.

Satış Vaadi Sözleşmesi Nedenine Dayalı Yolsuz Tescilin Düzeltilmesi

Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, taraflardan birinin ileriki bir tarihte belirli bir taşınmazı satmayı, diğerinin ise satın almayı resmi olarak taahhüt ettiği sözleşmelerdir. Ancak uygulamada sıklıkla karşılaşıldığı üzere, sözleşmede kararlaştırılan şartlar alıcı tarafından yerine getirilmesine rağmen, satıcı taraf mülkiyeti devretmekten kaçınabilmekte veya taşınmaz haksız işlemlerle üçüncü kişilere devredilerek yolsuz bir tapu kaydı oluşturulabilmektedir. Satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davası, işte bu haksızlığın giderilmesini, sözleşmeden doğan hakkın hukuk yordamı ile yerine getirilmesini ve mülkiyetin asıl hak sahibi adına tapuya tescil edilmesini sağlayan en önemli yasal yoldur.

Bu tür uyuşmazlıklarda, geçerli bir sözleşmeye dayanan mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ve tapudaki mevcut durumun hakkaniyete aykırı olduğunu ortaya koymak sürecin temelini oluşturur.

Hukuki Bilgilendirme

Yukarıda yer alan açıklamalar yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, kesinlikle hukuki tavsiye veya mütalaa niteliğinde değildir. Gayrimenkul uyuşmazlıkları ve tapu iptal davaları, her somut olayın kendi özel şartlarına göre değerlendirilmesi gereken, ispat yükü ve usul kuralları açısından oldukça teknik ve karmaşık süreçlerdir. Telafisi imkansız hak ve zaman kayıplarına uğramamak, sürecin sağlıklı ve doğru bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına, herhangi bir hukuki adım atmadan önce mutlaka danışmanlık ve/veya temsil desteği alınması gerekmektedir.

Ön Alım

Tapu sicilinde yer alan bir kaydın, gerçekte geçerli ve yasal bir hukuki sebebe dayanmaması veya haksız bir işlem sonucunda oluşturulmasına hukukumuzda "yolsuz tescil" denilmektedir. Geçersiz işlemlere dayanan bu tür tapu kayıtları, gerçek hak sahiplerinin mülkiyet hakkını doğrudan ihlal eder. Yolsuz tescil nedeniyle mülkiyet hakkı zedelenen kişilerin, tapu kütüğündeki gerçeğe aykırı kayıtların düzeltilmesi ve taşınmazın asıl hak sahibi adına tescil edilmesi için başvurduğu temel hukuki yol, tapu iptal ve tescil davalarıdır.

Ön Alım Hakkına Dayalı Yolsuz Tescilin Düzeltilmesi

Ön alım hakkı (şufa), bir taşınmazın hissedarlarından birinin kendi payını üçüncü bir kişiye satması halinde, diğer hissedarlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren hukuki bir haktır. Bu hak doğrudan yasadan doğabileceği gibi sözleşmeyle de kurulabilir. Ancak uygulamada, hissedarlardan birinin payını satarken diğer hak sahiplerine haksız yere bildirimde bulunmaması, satış bedelinin tapuda gerçek dışı (yüksek veya düşük) gösterilmesi ya da hakkın kullanılmasını engellemek amacıyla muvazaalı yolsuz tesciller oluşturulması gibi durumlarla sıklıkla karşılaşılmaktadır. Ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davası, hak sahibinin bu öncelikli satın alma hakkını koruyarak haksız tescilin iptal edilmesini ve taşınmaz payının kendi adına tescilini sağlayan yoldur.

Bu tür uyuşmazlıklarda, ön alım hakkının hukuken doğduğunu ve tapudaki mevcut işlemin bu yasal veya sözleşmesel hakkı haksız şekilde ihlal ettiğini net bir şekilde ortaya koymak davanın temelini oluşturur.

Hukuki Bilgilendirme

Yukarıda yer alan açıklamalar yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, kesinlikle hukuki tavsiye veya mütalaa niteliğinde değildir. Gayrimenkul uyuşmazlıkları ve tapu iptal davaları, her somut olayın kendi özel şartlarına göre değerlendirilmesi gereken, ispat yükü ve usul kuralları açısından oldukça teknik ve karmaşık süreçlerdir. Telafisi imkansız hak ve zaman kayıplarına uğramamak, sürecin sağlıklı ve doğru bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına, herhangi bir hukuki adım atmadan önce mutlaka danışmanlık ve/veya temsil desteği alınması gerekmektedir.

Geri Alım Hakkı

Tapu sicilinde yer alan bir kaydın, gerçekte geçerli ve yasal bir hukuki sebebe dayanmaması veya haksız bir işlem sonucunda oluşturulmasına hukukumuzda "yolsuz tescil" denilmektedir. Geçersiz işlemlere dayanan bu tür tapu kayıtları, gerçek hak sahiplerinin mülkiyet hakkını doğrudan ihlal eder. Yolsuz tescil nedeniyle mülkiyet hakkı zedelenen kişilerin, tapu kütüğündeki gerçeğe aykırı kayıtların düzeltilmesi ve taşınmazın asıl hak sahibi adına tescil edilmesi için başvurduğu temel hukuki yol, tapu iptal ve tescil davalarıdır.

Geri Alım Hakkına Dayalı Yolsuz Tescilin Düzeltilmesi

Geri alım hakkı (vefa), bir taşınmazı satan kişinin, belirli şartlar dâhilinde tek taraflı bir irade beyanıyla o taşınmazı alıcıdan geri satın alma yetkisini saklı tuttuğu hukuki bir haktır. Tapu siciline şerh verilerek korunan bu hakka rağmen, uygulamada alıcı tarafın taşınmazı iade etmekten kaçınması, sözleşme şartlarına aykırı davranması veya hakkın kullanılmasını imkansız hale getirmek üzere taşınmaz üzerinde hukuka aykırı yolsuz tesciller meydana getirmesi gibi durumlar yaşanabilmektedir. Geri alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davası, sözleşmeden doğan bu geri alma iradesine rağmen tapuda sürdürülen haksız ve yolsuz kaydın iptal edilerek taşınmazın eski malikine dönmesini sağlayan temel hukuki yoldur.

Bu tür uyuşmazlıklarda, geri alım hakkının geçerli bir şekilde kurulduğunu, şartlarının yerine getirildiğini ve tapudaki mevcut durumun bu hakkı sakatladığını net bir şekilde ortaya koymak davanın temelini oluşturur.

Hukuki Bilgilendirme

Yukarıda yer alan açıklamalar yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, kesinlikle hukuki tavsiye veya mütalaa niteliğinde değildir. Gayrimenkul uyuşmazlıkları ve tapu iptal davaları, her somut olayın kendi özel şartlarına göre değerlendirilmesi gereken, ispat yükü ve usul kuralları açısından oldukça teknik ve karmaşık süreçlerdir. Telafisi imkansız hak ve zaman kayıplarına uğramamak, sürecin sağlıklı ve doğru bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına, herhangi bir hukuki adım atmadan önce mutlaka danışmanlık ve/veya temsil desteği alınması gerekmektedir.

Alım Hakkı

Tapu sicilinde yer alan bir kaydın, gerçekte geçerli ve yasal bir hukuki sebebe dayanmaması veya haksız bir işlem sonucunda oluşturulmasına hukukumuzda "yolsuz tescil" denilmektedir. Geçersiz işlemlere dayanan bu tür tapu kayıtları, gerçek hak sahiplerinin mülkiyet hakkını doğrudan ihlal eder. Yolsuz tescil nedeniyle mülkiyet hakkı zedelenen kişilerin, tapu kütüğündeki gerçeğe aykırı kayıtların düzeltilmesi ve taşınmazın asıl hak sahibi adına tescil edilmesi için başvurduğu temel hukuki yol, tapu iptal ve tescil davalarıdır.

Alım Hakkına Dayalı Yolsuz Tescilin Düzeltilmesi

Alım hakkı (iştira), sahibine tek taraflı bir irade beyanıyla bir taşınmazın satın alınmasını talep etme yetkisi veren kurucu yenilik doğuran bir haktır. Genellikle tapu siciline şerh edilerek üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir hale getirilir. Ancak uygulamada, alım hakkı sahibi bu hakkını usulüne uygun şekilde kullanmasına rağmen, taşınmaz malikinin tapuda devir yapmaktan haksızca kaçınması veya taşınmazı başka kişilere devrederek yolsuz bir tescil oluşturması söz konusu olabilmektedir. Alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davası, bu hakkın ihlaliyle oluşan haksız kaydın düzeltilmesini ve mülkiyetin gerçek hak sahibine geçmesini sağlayan en temel yasal yoldur.

Bu tür uyuşmazlıklarda, alım hakkının usulüne uygun şekilde kullanıldığını ve tapudaki mevcut tescilin bu hakka tamamen aykırı hale geldiğini net bir şekilde ortaya koymak davanın temelini oluşturur.

Hukuki Bilgilendirme

Yukarıda yer alan açıklamalar yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, kesinlikle hukuki tavsiye veya mütalaa niteliğinde değildir. Gayrimenkul uyuşmazlıkları ve tapu iptal davaları, her somut olayın kendi özel şartlarına göre değerlendirilmesi gereken, ispat yükü ve usul kuralları açısından oldukça teknik ve karmaşık süreçlerdir. Telafisi imkansız hak ve zaman kayıplarına uğramamak, sürecin sağlıklı ve doğru bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına, herhangi bir hukuki adım atmadan önce mutlaka danışmanlık ve/veya temsil desteği alınması gerekmektedir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

Tapu sicilinde yer alan bir kaydın, gerçekte geçerli ve yasal bir hukuki sebebe dayanmaması veya haksız bir işlem sonucunda oluşturulmasına hukukumuzda yolsuz tescil denilmektedir. Geçersiz işlemlere dayanan bu tür tapu kayıtları, gerçek hak sahiplerinin mülkiyet hakkını doğrudan ihlal eder. Yolsuz tescil nedeniyle mülkiyet hakkı zedelenen kişilerin, tapu kütüğündeki gerçeğe aykırı kayıtların düzeltilmesi ve taşınmazın asıl hak sahibi adına tescil edilmesi için başvurduğu temel hukuki yol, tapu iptal ve tescil davalarıdır.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedenine Dayalı Yolsuz Tescilin Düzeltilmesi

Ölünceye kadar bakma sözleşmeleri, bir tarafın hayatı boyunca kendisine bakılıp gözetilmesi karşılığında, malvarlığının bir kısmını veya taşınmazını diğer tarafa devretmeyi taahhüt ettiği karşılıklı edimler içeren sözleşmelerdir. Ancak uygulamada, taşınmazın tapuda devri gerçekleştirilmesine rağmen bakım borçlusunun üstlendiği bakım, gözetim ve şefkat yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınması veya bu sözleşmelerin sırf diğer yasal mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla düzenlenmesi gibi durumlarla sıklıkla karşılaşılmaktadır. Ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davası, bakım yükümlülüğünün ihlali veya işlemin haksız bir amaca dayanması nedeniyle tapuda oluşan bu yolsuz kaydın geçersiz kılınarak, taşınmazın tekrar asıl hak sahibi veya mağdur edilen mirasçılar adına tescilini sağlayan temel hukuki yoldur.

Bu tür uyuşmazlıklarda, bakım ve gözetim borcunun esaslı şekilde ihlal edildiğini veya sözleşmenin ardında yatan asıl niyetin gerçek bir bakım ihtiyacı değil, mal kaçırma kastı olduğunu somut delillerle ortaya koymak davanın temelini oluşturur.

Hukuki Bilgilendirme

Yukarıda yer alan açıklamalar yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, kesinlikle hukuki tavsiye veya mütalaa niteliğinde değildir. Gayrimenkul uyuşmazlıkları ve tapu iptal davaları, her somut olayın kendi özel şartlarına göre değerlendirilmesi gereken, ispat yükü ve usul kuralları açısından oldukça teknik ve karmaşık süreçlerdir. Telafisi imkansız hak ve zaman kayıplarına uğramamak, sürecin sağlıklı ve doğru bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına, herhangi bir hukuki adım atmadan önce mutlaka danışmanlık ve/veya temsil desteği alınması gerekmektedir.

Zilyetlik

Tapu sicilinde yer alan bir kaydın, gerçekte geçerli ve yasal bir hukuki sebebe dayanmaması veya haksız bir işlem sonucunda oluşturulmasına hukukumuzda yolsuz tescil denilmektedir. Geçersiz işlemlere dayanan bu tür tapu kayıtları, gerçek hak sahiplerinin mülkiyet hakkını doğrudan ihlal eder. Yolsuz tescil nedeniyle mülkiyet hakkı zedelenen kişilerin, tapu kütüğündeki gerçeğe aykırı kayıtların düzeltilmesi ve taşınmazın asıl hak sahibi adına tescil edilmesi için başvurduğu temel hukuki yol, tapu iptal ve tescil davalarıdır.

Zilyetlik Nedenine Dayalı Yolsuz Tescilin Düzeltilmesi

Bir taşınmazı uzun yıllar boyunca, kesintisiz ve davasız fiilen kullanan kişilerin, yasaların aradığı belirli şartları sağlamaları halinde o taşınmazın mülkiyetini kazanma hakkı doğabilmektedir. Ancak uygulamada, fiili kullanım ve zilyetlik hakkı bir kişide olmasına rağmen, taşınmazın tapu sicilinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde başka bir kişi veya kurum adına tescil edildiği durumlarla sıkça karşılaşılmaktadır. Zilyetliğe dayalı tapu iptal ve tescil davası, uzun süreli ve haklı kullanıma dayanan bu mülkiyet hakkının korunarak, tapudaki gerçeğe aykırı tescilin iptal edilmesini ve taşınmazın asıl hak sahibi olan zilyet adına kaydedilmesini sağlayan temel hukuki yoldur.

Bu tür uyuşmazlıklarda, taşınmaz üzerindeki fiili hakimiyetin niteliğini, kesintisiz geçmişini ve kişinin malik olma iradesini geriye dönük olarak net bir şekilde ortaya koymak davanın temelini oluşturur.

Hukuki Bilgilendirme

Yukarıda yer alan açıklamalar yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, kesinlikle hukuki tavsiye veya mütalaa niteliğinde değildir. Gayrimenkul uyuşmazlıkları ve tapu iptal davaları, her somut olayın kendi özel şartlarına göre değerlendirilmesi gereken, ispat yükü ve usul kuralları açısından oldukça teknik ve karmaşık süreçlerdir. Telafisi imkansız hak ve zaman kayıplarına uğramamak, sürecin sağlıklı ve doğru bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına, herhangi bir hukuki adım atmadan önce mutlaka danışmanlık ve/veya temsil desteği alınması gerekmektedir.

Bu konuda dosyanız mı var?İlk değerlendirme için görüşme talep edin.
Görüşme Talep Edin →