Çalışma Alanları

El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Men-i) Davaları

5 konu başlığı — soldan seçerek okuyabilirsiniz

Taşkın İnşaat

Mülkiyet hakkı, sahibine eşya üzerinde en geniş yetkileri veren, anayasal güvence altındaki mutlak bir ayni haktır. Hukukumuzda bir taşınmaz malikinin, mülkiyet hakkından doğan kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkilerini kullanmasının üçüncü kişiler tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak engellenmesi durumunda başvuracağı temel hukuki yol "müdahalenin men'i" (elatmanın önlenmesi) davalarıdır. Sahibinin rızası dışında taşınmaza yapılan her türlü fiziki veya hukuki tecavüzün, haksız işgalin veya engellemenin ortadan kaldırılarak mülkiyetin asıl sahibine sorunsuz şekilde iadesini sağlayan bu davalar, mülkiyet hakkının en güçlü koruyucusudur.

Taşkın İnşaat Nedenine Dayalı Müdahalenin MEn-i

Taşkın inşaat, bir kişinin kendi arazisi üzerine yasal olarak bina inşa ederken, haksız ve kusurlu bir şekilde komşu parsele (sınırı aşarak) tecavüz etmesi durumudur. Uygulamada sıklıkla binaların dış duvarlarının, temellerinin, balkonlarının veya çatı saçaklarının yasal sınırı aşarak komşu arazinin alanını işgal etmesi şeklinde karşımıza çıkar. Komşuluk hukukunu ve mülkiyet sınırlarını doğrudan ihlal eden bu durumda; sınırları aşılan malikin mülkiyet hakkını korumak, arsasındaki bu haksız fiziki tecavüzü sonlandırmak ve taşkın olan kısmın yıkılmasını (kal'ini) sağlamak amacıyla açılan temel dava, taşkın inşaata dayalı müdahalenin men'i ve kal davasıdır.

Bu tür uyuşmazlıklarda; sınır ihlalinin varlığını teknik ölçümlerle kanıtlamak, tecavüzün haksız (kötüniyetli) olduğunu ortaya koymak ve mülkiyet hakkının özüne yapılan bu fiziki müdahaleyi ortadan kaldırmak davanın temelini oluşturur.

Hukuki Bilgilendirme

Yukarıda yer alan açıklamalar yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, kesinlikle hukuki tavsiye veya mütalaa niteliğinde değildir. Gayrimenkul uyuşmazlıkları ve müdahalenin men'i davaları, her somut olayın kendi özel şartlarına göre değerlendirilmesi gereken, ispat yükü ve usul kuralları açısından oldukça teknik ve karmaşık süreçlerdir. Telafisi imkansız hak ve zaman kayıplarına uğramamak, sürecin sağlıklı ve doğru bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına, herhangi bir hukuki adım atmadan önce mutlaka danışmanlık ve/veya temsil desteği alınması gerekmektedir.

Zilyetliğe Dayalı

Mülkiyet hakkı, sahibine eşya üzerinde en geniş yetkileri veren, anayasal güvence altındaki mutlak bir ayni haktır. Hukukumuzda bir taşınmaz malikinin, mülkiyet hakkından doğan kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkilerini kullanmasının üçüncü kişiler tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak engellenmesi durumunda başvuracağı temel hukuki yol "müdahalenin men'i" (elatmanın önlenmesi) davalarıdır. Sahibinin rızası dışında taşınmaza yapılan her türlü fiziki veya hukuki tecavüzün, haksız işgalin veya engellemenin ortadan kaldırılarak mülkiyetin asıl sahibine sorunsuz şekilde iadesini sağlayan bu davalar, mülkiyet hakkının en güçlü koruyucusudur.

Zilyetlik Nedenine Dayalı Müdahalenin Men-i

Hukuk sistemimizde yalnızca tapu sahipliği (mülkiyet) değil, bir malı hukuka uygun şekilde fiili hakimiyeti altında bulundurma ve kullanma durumu olan "zilyetlik" de özel olarak korunmaktadır. Resmi mülkiyet hakkına sahip olmasanız dahi (örneğin geçerli bir kira ilişkisine, bir kullanım iznine veya haklı bir sebebe dayanarak taşımazı elinizde bulunduruyorsanız), bu fiili kullanımınıza dışarıdan yapılacak her türlü haksız müdahale hukuka aykırıdır. Uygulamada, bir arazinin, işyerinin veya konutun yasal kullanıcısının; üçüncü kişiler tarafından keyfi eylemlerle engellenmesi, kullanım alanının daraltılması veya zorla taşınmazdan uzaklaştırılmaya çalışılması gibi durumlarla sıklıkla karşılaşılmaktadır. Zilyetliğe dayalı müdahalenin men'i davası, mülkiyet tartışmalarına girmeksizin, doğrudan o anki haklı fiili kullanımın (zilyetliğin) güvence altına alınmasını ve bu fiili duruma yönelik haksız saldırının ivedilikle durdurulmasını sağlayan etkili bir yasal yoldur.

Bu tür uyuşmazlıklarda, taşınmaz üzerindeki fiili hakimiyetin mevcudiyetini ve haklılığını ortaya koyarak, dışarıdan gelen bu kuraldışı müdahalenin veya gasp eyleminin bertaraf edilmesini sağlamak davanın temelini oluşturur.

Hukuki Bilgilendirme

Yukarıda yer alan açıklamalar yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, kesinlikle hukuki tavsiye veya mütalaa niteliğinde değildir. Gayrimenkul uyuşmazlıkları ve müdahalenin men'i davaları, her somut olayın kendi özel şartlarına göre değerlendirilmesi gereken, ispat yükü ve usul kuralları açısından oldukça teknik ve karmaşık süreçlerdir. Telafisi imkansız hak ve zaman kayıplarına uğramamak, sürecin sağlıklı ve doğru bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına, herhangi bir hukuki adım atmadan önce mutlaka danışmanlık ve/veya temsil desteği alınması gerekmektedir.

Haksız İşgal

Mülkiyet hakkı, sahibine eşya üzerinde en geniş yetkileri veren, anayasal güvence altındaki mutlak bir ayni haktır. Hukukumuzda bir taşınmaz malikinin, mülkiyet hakkından doğan kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkilerini kullanmasının üçüncü kişiler tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak engellenmesi durumunda başvuracağı temel hukuki yol "müdahalenin men'i" davalarıdır. Sahibinin rızası dışında taşınmaza yapılan her türlü fiziki veya hukuki tecavüzün, haksız işgalin veya engellemenin ortadan kaldırılarak mülkiyetin asıl sahibine sorunsuz şekilde iadesini sağlayan bu davalar, mülkiyet hakkının en güçlü koruyucusudur.

Haksız İşgal Nedenine Dayalı Müdahalenin Men-i

Bir taşınmazın, sahibinin açık izni ve rızası olmaksızın, hiçbir geçerli hukuki sebebe (örneğin geçerli bir kira sözleşmesine, tahsis belgesine veya irtifak hakkına) dayanmadan bir başkası tarafından fiilen kullanılması hukukumuzda "haksız işgal" (fuzuli işgal) olarak tanımlanır. Uygulamada sıklıkla boş durumdaki bir arazinin veya dairenin yabancılar tarafından sahiplenilmesi, sözleşmesi feshedildiği halde kiracının mülkü boşaltmaması veya paylı mülkiyette diğer hissedarların hakkını gasp edecek şekilde taşınmazın tek başına kullanılması şeklinde karşımıza çıkar. Haksız işgale dayalı müdahalenin men'i davası, mülkiyet hakkını hiçe sayan bu keyfi tecavüzün kanun yoluyla sonlandırılarak, işgalcilerin tahliye edilmesini ve malın asıl sahibine eksiksiz şekilde teslimini sağlayan en temel hukuki yoldur.

Bu tür uyuşmazlıklarda, mülkü kullanan kişinin bu kullanımının hiçbir yasal dayanağı bulunmadığını (kötüniyetli ve haksız olduğunu) ortaya koymak ve mülkiyet hakkının daha fazla ihlal edilmesinin önüne geçmek davanın temelini oluşturur.

Hukuki Bilgilendirme

Yukarıda yer alan açıklamalar yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, kesinlikle hukuki tavsiye veya mütalaa niteliğinde değildir. Gayrimenkul uyuşmazlıkları ve müdahalenin men'i davaları, her somut olayın kendi özel şartlarına göre değerlendirilmesi gereken, ispat yükü ve usul kuralları açısından oldukça teknik ve karmaşık süreçlerdir. Telafisi imkansız hak ve zaman kayıplarına uğramamak, sürecin sağlıklı ve doğru bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına, herhangi bir hukuki adım atmadan önce mutlaka danışmanlık ve/veya temsil desteği alınması gerekmektedir.

Kamulaştırmasız El Atma

Mülkiyet hakkı, sahibine eşya üzerinde en geniş yetkileri veren, anayasal güvence altındaki mutlak bir ayni haktır. Hukukumuzda bir taşınmaz malikinin, mülkiyet hakkından doğan kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkilerini kullanmasının üçüncü kişiler tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak engellenmesi durumunda başvuracağı temel hukuki yol "müdahalenin meni" davalarıdır. Sahibinin rızası dışında taşınmaza yapılan her türlü fiziki veya hukuki tecavüzün, haksız işgalin veya engellemenin ortadan kaldırılarak mülkiyetin asıl sahibine sorunsuz şekilde iadesini sağlayan bu davalar, mülkiyet hakkının en güçlü koruyucusudur.

Kamulaştırmasız El Atma Nedenine Dayalı Müdahalenin Men-i

Kamulaştırmasız el atma; idarenin (belediyeler, bakanlıklar, karayolları vb. kamu kurumlarının) kamu yararı gerekçesiyle de olsa, yasaya uygun geçerli bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın ve bedelini peşin ödemeksizin, özel mülkiyete konu bir taşınmaza fiilen veya hukuken haksız olarak el koyması durumudur. Uygulamada genellikle vatandaşın arsasına yol, park, kanal veya tesis yapılarak fiilen girilmesi ya da imar planı kısıtlamalarıyla mülkiyet hakkının uzun yıllar boyunca kağıt üzerinde kısıtlanması (hukuki el atma) şeklinde karşımıza çıkar. Kamulaştırmasız el atmaya dayalı müdahalenin men'i ve tazminat davaları; idarenin kamu gücünü kullanarak yaptığı bu keyfi tecavüzün ortadan kaldırılmasını ya da mülkiyet hakkı fiilen kullanılamaz hale gelmişse taşınmazın güncel rayiç bedelinin malike ödenmesini sağlayan en önemli yasal yoldur.

Bu tür uyuşmazlıklarda, devlet veya kamu kurumlarının eyleminin hukuka aykırılığını ortaya koymak, mülkiyet hakkına yapılan haksız müdahalenin niteliğini ve boyutunu teknik verilerle ispatlayarak kamu gücüne karşı malikin anayasal hakkını savunmak davanın temelini oluşturur.

Hukuki Bilgilendirme

Yukarıda yer alan açıklamalar yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, kesinlikle hukuki tavsiye veya mütalaa niteliğinde değildir. Gayrimenkul uyuşmazlıkları ve müdahalenin men'i davaları, her somut olayın kendi özel şartlarına göre değerlendirilmesi gereken, ispat yükü ve usul kuralları açısından oldukça teknik ve karmaşık süreçlerdir. Telafisi imkansız hak ve zaman kayıplarına uğramamak, sürecin sağlıklı ve doğru bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına, herhangi bir hukuki adım atmadan önce mutlaka danışmanlık ve/veya temsil desteği alınması gerekmektedir.

Ecrimisil

Mülkiyet hakkı, sahibine eşya üzerinde en geniş yetkileri veren, anayasal güvence altındaki mutlak bir ayni haktır. Hukukumuzda bir taşınmaz malikinin, mülkiyet hakkından doğan kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkilerini kullanmasının üçüncü kişiler tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak engellenmesi durumunda başvuracağı temel hukuki yol "müdahalenin men'i" (elatmanın önlenmesi) davalarıdır. Sahibinin rızası dışında taşınmaza yapılan her türlü fiziki veya hukuki tecavüzün, haksız işgalin veya engellemenin ortadan kaldırılarak mülkiyetin asıl sahibine sorunsuz şekilde iadesini sağlayan bu davalar, mülkiyet hakkının en güçlü koruyucusudur.

Ecrimisil

Bir taşınmazın sahibinin rızası ve geçerli bir hukuki dayanağı olmaksızın, haksız veya kötüniyetli olarak başkası tarafından kullanılması durumunda, malikin bu haksız kullanımdan dolayı talep edebileceği kullanım bedeline (tazminata) hukukumuzda "ecrimisil" veya "haksız işgal tazminatı" adı verilmektedir. Uygulamada; işgalci durumundaki kişilerin mülkü boşaltmamakta direnmesi, miras veya paylı mülkiyete konu yerlerde bazı hissedarların diğerlerini dışlayarak taşınmazı tek başına kullanması gibi hallerde malik, mülkünden elde edebileceği muhtemel gelirlerden mahrum kalmaktadır. Ecrimisil davası, mülkiyet hakkı ihlal edilen malikin mülkünü kullanamadığı bu süreçte uğradığı maddi kayıpların ve mahrum kaldığı olağan kazancın, işgalcilerden geriye dönük olarak tahsil edilmesini sağlayan en önemli yasal yoldur.

Çoğunlukla müdahalenin men'i (tahliye) davası ile birlikte yürütülen bu süreçte; haksız kullanımın niteliğini, kötü niyeti ve talep edilecek bedelin gerçeğe uygun şekilde tespitini sağlamak davanın temelini oluşturur.

Hukuki Bilgilendirme

Yukarıda yer alan açıklamalar yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, kesinlikle hukuki tavsiye veya mütalaa niteliğinde değildir. Gayrimenkul uyuşmazlıkları ve müdahalenin men'i davaları, her somut olayın kendi özel şartlarına göre değerlendirilmesi gereken, ispat yükü ve usul kuralları açısından oldukça teknik ve karmaşık süreçlerdir. Telafisi imkansız hak ve zaman kayıplarına uğramamak, sürecin sağlıklı ve doğru bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına, herhangi bir hukuki adım atmadan önce mutlaka danışmanlık ve/veya temsil desteği alınması gerekmektedir.

Bu konuda dosyanız mı var?İlk değerlendirme için görüşme talep edin.
Görüşme Talep Edin →